Efsane Punk grubu Sex Pistols'ın menajeri ve kurucusu sayılan adam Malcolm McLaren'in 8 Nisan'da öldüğünü öğrenince bu yazıyı yazmam farz oldu.
Aslında bütün hikaye 1971'de güzel sanatlardan atılan bir çiftin Vivienne Westwood ve Malcolm McLaren'ın Chelsea'de, "World's End" denen bölgedeki, 430 Kings Road üzerine açtıkları "Let it Rock" adındaki dükkan ile başlıyor. (artık dükkanın adı da World's End olarak biliniyor)
Vivienne Westwood Malcolm McLaren
Vivienne Westwood Malcolm McLaren
World's End
Vivienne'in bu birliktelikten olan oğlu Joe Corre ise Agent Provocateur'ün kurucusu. (Daha sonra ayrılıyor)
McLaren'dan olan oğlu Joe Corre ve Vivienne Westwood
Günlerden bir dün pek sevgili Johnny Rotten (Johnny Lydon) yırtık ve çengelli iğnelerle tutturulmuş kıyafetleri ve kendi yaptığı "I hate Pink Floyd" yazan tshirt'ü ile dükkana dalıyor. Malcolm, Johnny'nin tarzından çok etkileniyor. İkisi muhabbeti koyulaştırıyorlar, Johnny vokal yaptığını söylüyor. Malcolm "ben de menajeriniz olurum" diyor ve işte o gün Sex Pistols'ın kurulduğu gündür arkadaşlar!
Johnny Rotten (Johnny Lydon)
Vivienne Westwood
Vokalde Johnny Rotten, gitarda Steve Jones, davulda Paul Cook ve basta Glen Matlock'la efsane grup kurulmuş oluyor.
Fakat grubun kışkırtıcı tarzına ayak uyduramayan Glen Matlock ayrılınca yerini
Johnny'nin okuldan arkadaşı Sid Vicious (John Simon Ritchie) basçı olarak gruba dahil oluyor. (ki kendisi tüm yeteneksizliğine rağmen hem en sevilen/nefret edilen eleman haline gelip çoğunlukla Johnny'i bile gölgede bırakıyor.)
Sid ve Lemmy Kilmister
Hatta vakti zamanında Sid, Motörhead'ın frontman'ı Lemmy Kilmister abimize gidip ona bas gitar çalmayı öğretmesini şu sözlerle istemiş, "Bas gitar çalamıyorum" Lemmy'nin cevabı ise "Biliyorum" olmuş. Daha sonraki yıllarda Lemmy'e bu sözler bir röportaj sırasında hatırlatılınca "Zaten öldüğünde de hala çalabilmiş değildi." der.
Nancy ve Sid
Eğer izlemediyseniz Gary Oldman'ın muhteşem performansını konuşturduğu "Sid and Nancy"yi şiddetle tavsiye ediyorum. (Val Kilmer'ın The Doors'da kusursuz bir şekilde Jim Morrison'a dönüşmesi gibi, bu filmde de Gary Oldman'ın inanılmaz bir Sid Vicious olduğunu göreceksiniz)
Johnny Rotten (Johnny Lydon)
Sizi Johnny Rotten (John Joseph Lydon)'ı süper lafı ile başbaşa bırakıyorum. "Punk denen boku ben icat ettim, canım ne isterse onu yaparım."
R.I.P Malcolm, Long live Johnny!
Oi!
























Filmde Gary Oldman cidden aynısıydı, süper yazı olmuş hayatım gratz ^_^
YanıtlaSilaaa çok iyi olmuş yazı.
YanıtlaSilçok tuhaf Nana animesine başladım,orda da bol bol Sex Pistols,Sid ve Vivienne teması mevcut,bide üstüne Malcolm Mclaren ölünce artık rüyalarımda bile Sex Pistols'ı görmeye başladım :)
ooii ooiii
YanıtlaSilpunks realy dead mi oldu şimdi :/
sex pistols yerine good charlotte ler var artık
YanıtlaSilsid and nancy'i izlemiştim ve sevmiştim..aslında bu sevgim, standartın dışına taşan hayatlara merakım ve sevgim yüzündendir...ne diyelim punk sağolsun..
YanıtlaSil@lore: evet ya muhteşemdi. gary oldman candır. saol aşkım <3
YanıtlaSil@sycorox: danke beybicim. hhehehe bir dönem hepimizde derin izler bıraktılar tabi. rüyalara da girerler her türlü :D
@banyosuyu: oi! hiç zannetmiyorum bebek. Punk ölmez!
@C3Moi: Haha! Yerine mi? Good Charlotte denen tırt grubu herhalde Sex Pistols ile bir tutmak gafletinde bulunmuyorsun. Joel Madden Nichole Richie'nin kocası olmasa bu kadar adı geçer miydi bu grubun acaba? Bomboş amerikan pop-punk'ının Sex Pistols ile hiçbir alakası yok.
Harika olmuş yazı, fotoğraflar. Punk's not dead i know! :)
YanıtlaSil@dwarfwaves: hehe geride kalan punklar sağolsun evet!
YanıtlaSil@cerebrian carnesir: çok teşekkürler! oi! bence de >_<
güzel derlemişsin, eline sağlık ;)
YanıtlaSilşu an üzerimdeki sex pistols tişörtümle sex pistols yazısını okuyarak ve gene lanet şey yalnış zamanda doğdum diyoru yine yine ve yine..
YanıtlaSilAnam anam herkese haber salın, hesi-sama vivienne'le alakalı yazı yazmııış!" diye haber salasım geldi XD
YanıtlaSilişin aslı kendisiyle olan tanışıkığım burdaki bilgileri geçmiyordu ama üzüldüm ölmüş olmasına..bu arada world's end'e gitmek istedim çok feci, mükemmel görünüyor *-*
sid rulaz bu arada *-* bass'ı eline alıp da neden iki telinin kayıp olduğunu sorması-neredeyse aynısını yapmış olduğumdan olsa gerek- beni benden almıştır XD ayrıca sid& nancy de mükemmeldi,hala gary oldman olduğuna inanamıyorum onun XD nancy çok sinir bozucu ve çirkindi filmde gerçi XD
Ya hesisama, bu arada acayip alakasız olacak ama kurt cobain hakkında bir film çekmeye hazırlandıklarını, kurt'ü de robert pattinson denen garip insansı varlığın canlandıracağını duydum >.< umarım yalandır..courtney'i de scarlett johansson oynacakmış..
punk bugün de yorumlarda bahsi geçen o boş amerikan gençiliğine ve salak müzikleirne karşı birşeyler kaybetti, aman ben öleceğine inanmıyorum ^^ saygılar sevgiler xD
keşke hep "punk" olarak o yıllarda kalınsaydı..
YanıtlaSildeğişmeseydi ilerlemeseydi bişi olmasaydı işte..
o zamanlarda yapılanlar daha özgün daha başkaydı sanki ?
Hesi'cim herzamanki gibi harika bir makale yazmışsın. Fotoğraflar, yazış tarzın çokk keyifli olmuş (keyifli kelimesine gıcığım ama başka kelime bulamadım bir an )...dönüp dönüp tekrar okudum...eline gözüne sağlık >.<
YanıtlaSil@hich: saol, afiyet olsun :D
YanıtlaSil@yyyyyyyy: ebet haklısın, ben de aynı şeyi düşünüyorum çoğunlukla ama ben bu yaşlardeyken 60larda olmak isterdim esasında. yani 1930 doğumlu falan olmak süper olurdu hehehe :D
@kirinkirin: uuu sama mı?? arigato kirinkirin-chan ^_^ evet benim de yolum hiç chelsea'ye düşmedi. bir önünde saygı duruşunda bulunmak isterdim doğrusu >_<
evet sid rulaz! "telleri var vuruyorsun ses çıkıyor işte" mantığı ile yaklaştığı için müzik aletine olmamış olamamış :D eheh sen de mi brütüs?
film zaten "nancy mahvetti canım çocuğu körolmayasıca" tadındaydı. bayaa mızmız ve salak bir nancy resmediyordu...
ya o dediğin lütfen gerçek olmasın ya. o söbü tipin kurt ile ne alakası var?? rezalet! ama scarletten süper courtney olur o ayrı... :D
evet ölmez ölemez!
@beyaz büyü: evet bence de... herşey yavaş yavaş özgünlüğünü yitiriyor zaten :/
@matissera: hiii çok teşekkür ederim tatlım. ahhah aynen ben de gıcığım o lafa ama bazen onun yerine kullanılacak bişi bulamıyor insan :D mucxxxx kocaman öptüm şekerim <3
negzel anlatmışsın masal gibi.. hey gidi!
YanıtlaSilharika bir yazı olmuş Hesicim, teşekkürler sayende bir şeyler daha öğrendik.
YanıtlaSilHesi, çok iyi toparlama yapmışsın vella bravo! Geçen sene Sex Pistols'la ilgili bir belgesel izlemiştim, bu 1.5 saatlik yapımın en can alıcı nokatalarının hepsine değinmişsin o_O 10 numara 5 yıldız!!! :))) Eline sağlık!
YanıtlaSil@hande: saol kardeş. evet ya ucundan da olsa yetişseydik o zamanlara keşke :(
YanıtlaSil@missred: saol tatlım, beğenmene çok sevindim <3
@doorstepping: teşekkürler canım <3 filth and the fury'den bahsediyorsun sanırım. evet mükemmel bir sex pistols belgeseli o... O zamanlardaki ingilterenin sosyal yapısını da çok güzel anlatıyordu.
vivyen vestyudun çiroz hallerini görmek süper oldu hesi, eline saglık :))
YanıtlaSilPunk's not dead babe ;)
YanıtlaSilHesi'cim yazını okuyunca edinmiştim filmi, ancak dün akşam izleyebildim, Gary Oldman gerçekten müthiş, Nancy eğer normalde de böyle itici bir kadınsa kesinlikle Nancy karakteri de çok iyiydi, film boyunca tek aklımdan geçen " ne içtin kafan bu kadar güzel" oldu :))
YanıtlaSil@noraashira: nancy gerçekten de aynen öyle itici ve vıyıl vıyıl bir tip :/ zaten sex pistols belgesel'i "the filth and the fury"i izlersen de kendisi ile yapılan röportajlarda görürsün, tip de ses de aynı...
YanıtlaSilgary oldman = <3